21 Nisan 2015 Salı

Toto ve Mojito :)


Bu güzel kraliçem yeter çek burnumdan şu kamerayı der gibi bakmış annesine :)
 
Benim güzel oğlum artık poz da veriyor haziranda 1 yaşında olacak :)ji

13 Nisan 2015 Pazartesi

Yakınlaşmalar



kızım tek kediydi 5 yaşına kadar evde kıskanır üzülür kırılır küser diye çok korktum ama öyle olmadı..onları tanıştırmamız uzun sürdü kısa anlarda bir araya geldiler önce kokularına alıştılar sonra birbirlerine :) bu resimdeki ilk yakınlaşmaları... oğlum bebişken korktum kızıp alıverir altına paralar diye ama cici kızım yapmadı öyle annesini utandırdı :)



7 Nisan 2015 Salı

Uzun bir günün ardından...

uzun bir günü bitirdik sonunda hayır koştur koştur ne olacak hiççç...gündem yoğun ne var seçimler.. bu memleketin ne seçimi biter ne bayram, yılbaşı,  vs haftası..hep bir "dur hele bilmem ne haftası geçsin sonra bakarız" hallerimiz mevcut..ya normal bir halimiz şeklimiz olmayacak mı bizim ? anamız gül ağacı dibinde doğurmamış bizi :) (yani biz memleket insanını)
partilerin m.vekili aday listeleri açıklandı sabahtan beri başımızın etini yediler yeter be insaf yok şöyle olursa böyle böyle olursa şöyle olur muhabbeti almış başını gidiyor tv.lerde...
arkadaşım hele bir söyleyin bize katkısı ne ? adam yırtınıyor m.vekili olacağım diye..tabi emekli halinizin maaşı 7.500 tl emeklisi bunu alıyor emeklemeyeni kaç para..yurdum insanın da kafa arap saçı zaten bakınır durur gider verir oyu sonra da ee devlet bize yardım etsin...olduuu başka...
işin kısası halimiz vahim bu seçimler bitene kadar ondan sonrası daha da vahim söylemedi demeyin bu gidişat, gidişat değil...

neyse bunlar böyle sürer ben asıl oğlum Mojitoya (adını Mojito koyduk bu arada) döneyim tabi eşimin dediği gibi oldu ve biz onu kimselere veremedik :) o yavaş yavaş büyüdü şeker mi şeker oldu tam yemede yanında yat durumu yani 


 

6 Nisan 2015 Pazartesi

Uzun bir aradan sonra yeniden

Uzun çok uzun bir aradan sonra yeniden sayfama döndüm:) günlerden pazartesi aylardan nisan... insan ömrü geçiyor gidiyor..neler yaptım dersek çok bir şey değil kendimce şeyler işte...
döndüğüm zamanı arar haldeyim İstanbul'da..bu keşmekeş içinde yaşamak alışmak zor..sakinlik lazım seviyorsanız eğer..ki ben çok seviyorum tipik bir imkanımız olsa da kaçsak İstanbul'dan sendromuna tutulduk bizde..:)
Bu arada kedileri 2 ledik :) geçen haziran kızım minik bir yavru buldu gerçekten minik öyle böyle değil :)



 
biberonla beslenen bir şeker minnoş çok zor oldu geçen yaz o sıcaklarda bu minnoşu büyütmek minnoş diyorum ya o bir erkek ! bulduk tabi hemen veterinerimize gittik ve alın dedik size bir pisi can büyüsün de yuvalandırırız dedik aldığımız cevap "2-3 saatte bir beslemek lazım pisiyi geceleri de dahil biz evlerimize gidiyoruz besleme yapamayız siz alın eve götürün oldu" hayda :( kıyamadık aldık eve götürdük.. tabi biberon süt tozu vs bir sürü ihtiyacımız olanları da alarak..evde benim koca kızım var biliyorsunuz hemen kızım kendi odasına aldı ve serüven başladı :) çok küçük bakımsız ve çaresizdi..önceleri süt içmedi direndi sonra alıştı biberona içmeye başladı hastalandı gözleri kornea hasarlıydı merhemler damlalar vs. başladı büyümeye ve çok tatlı olmaya:) tabi eşim "buna bakıyorsunuz veremeyeceksiniz başkasına büyütünce" dedi "yok merak etme veririz az ele avuca gelsin" dedik:) ayaklanmaya başladı ve ön ayakların kısa olduğunun farkına vardık hatta cüce sanırım diye düşündük
 


 
 o halden bu hale geldi işte :) neyse henüz bitmedi macera yeni başladı şimdilerde 1 yaşına geliyor yeni resimlerde gelecek sonra bu günlük bu kadar olsun :)
 
 
 
 
 

24 Ekim 2013 Perşembe

Bir Sene Sonra Yeniden !

Bir sene olmuş blog'a girmeyeli...facebook'tayım zaten...artık bahçemi de kaybettiğim için biraz önemini yitirmişti benim için bu blog.. ama kapatmaya ya da silmeye de kıyamadım :(
Neyse İstanbul'dayız artık ama bıraktığım gibi bulamadım ne yazık..
burası felaket bir metropol olmuş güzelleştiriyoruz diye içine etmişler kısacası ve etmeye de devam edecekler...trafik denen işkence ise insanın ruhunu çürütüyor..
bunca şikayetten sonra bir kaç resim paylaşayım :)

Burası Rumeli Feneri gördüğünüz gibi beton yığınlarının ardından bakıyorsunuz denize, dalgalara..bütün sahil kenarlarını dolduruyorlar betonluyorlar bol çimen tamam..sanki insanlar inek otlayacaklar..o kadar bakımsız ve çaresiz ki.. gel ilgilen düzenle desen gelip her yeri kapatıp bilmem kime peşkeş çekecekler satacaklar insanlara,kapatacaklar, olmadı AVM yapacaklar...avm hastaları var çünkü memlekette... ya da o meşhur müteahhitlerden birine verecekler o da fener tower yapacak.. yani durum gerçekten umutsuz bence...


burası da Anadolu feneri civarında kıyıda bir lokanta adı gelmedi aklıma ama harika..vapurdan inince hemen solda...